Paramparça tarih sayfaları üstüme açılıyor…
Acının Coğrafyası kanar kanar ve yine kanar
Gecenin bir yarısı şimdi.
Bulunduğum bu küçük kasabanın beni yaşama çağıran sessizliği bile,içimdeki dinmeyen fırtınaları engelleyemiyor.
Gecenin bu yarısında çıkıp öylesine, yağmurun olanca şiddetiyle yağdığı bu saatlerde, o ıssız, herkesin terk ettiği o sessiz sokakları saatlerce yürüme isteğim tuttu. Erteledim…
Ben artık yalnız kalmalıyım. Bunu anladım.
Yüreğim büyük yangınlar taşıyor. Kalbimin en derin yeri cayır cayır şu an.
Sahi ben neyi arıyorum.
Bilmiyorum.
Ah yaşam, bir türlü kıyısına ulaşamadığım o gizemli dünya. Düşünüyorum da bana neden bu kadar uzak.
Sahi ben yaşamın neresindeyim?
Bilmiyorum.
Şimdi ben içinde sadece büyük hayal kırıklıklarının, büyük acıların yaşandığı ve artık bir daha geri getirilmeyecek yaşamların kıyısına yaklaşıyorum.
Kara göründü.
Kıyıda bekleyen yok.
Sadece ben ve…
Ve bilinmezlik.
İçimde hep kendimi yazma isteği duyuyorum.
Çünkü ben yenildim.
Yaşam arayışım büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı yani.
Yenildim!
BEN YENİLDİM!
Saat epey ilerledi.
Gitmeliyim.
Mart 2002
