Zera’ya Mektuplar – I –
“Doğru ve güzel olan bir şey için yaşamakla onu hemen yaşamayı istemek birbirinden çok farklıdır… yüzyıllar ötesini bile görüp onun için yaşama hedefini önüne koyacaksın. Ama onu bu an yaşamayacağını da bileceksin. Yoksa çok acı çekeceksin.” * Sevgili Zera, Yazmak, burada, hemen senin sıcaklığında gerçekleşiyor.Senin heyecanını da buraya , bu soğuk odama taşıyor.Bu çok güzel. Oysa dışarıda bahar var, her taraf, her şey Bahar’ın Şarkısını söylüyor insanlar dışında. Bütün doğa güzel bir uyanışta. Öyle canlı ve heyecanlı. Şimdi ülkemin kelebekleri en mutlu anlarını yaşıyorlardır. Yüreğin onlarınki kadar taze ve canlı. Hep arıyor ve hep hareketli. Yaşamın anlamı ne ki zaten, aramak ve hareket. Sen osun işte, olmalısın. Aramak ve Hareket. Yani Yaşam. Şimdi kendimi kalemin akışına bırakmak istiyorum.Ama biraz yorgunum sanki.Masamın üzerinde yukarıda yazdığım söz duruyordu. Hemen onunla başlamak istedim. Bu sözü daha önce sana yazdım sanırım, ama eksikti, yani ezberimde kalanı yazmıştım herhalde. Ama şimdi Söz’ ün tamamı burada işte. Mazlum bize ne diyor? Gerçekte bizim algıladıklarımız ne?Yaşadıklarımızla yaşamak istediklerimiz arasındaki bağı doğru kurabildik mi?Kurabildiysek, yaşadıklarımızı isimlendirebiliyor muyuz?İsimlendiremiyorsak bu ne biçim yaşam peki? Uzak …
