zamanı aşkın gri yüzüne çarpmıştır evindar
kapıyı çekmeden çekip gitmiştir
öncesi var mıydı sahiden
nerede aşkın sorunsalını yüreğine kazıyan son?
teypte hep aynı ezgi
tekrar tekrar tekrar
“ölümler de gördük” demeyin sakın
bu artık aşiretsiz bir köylü kızının tragedyasıdır
o yürürken kentin ardından bakın
artık rujlu sokaklarda anaforlaşan bir hayattır evindar
teypte hep aynı ezgi “dayê delala minî”
acı çekmek özgürlük değildir şair
özgürlüğün bedelidir bizde
gülün kendi dikeninde kanamasıdır
yani ihanetin kendisidir diyorum
uyanın sevgililer
yaşamdan kopup gidenlerin ezgisidir çalınan
hep aynı hep aynı ezgi “dayê delala minî”
bir de aşiretsiz bir köylü kızının tragedyası
ekim 1994 – Ankara
