yazılar

Sonrası Sessizlik

içimde kabaran ne de çok şey varmış, nasıl da farkına varmamışım bunca zaman
içimde bentler oluşmuş,
içimde taşmak üzere olan bentler oluşmuş
içimde nehirler akıyor, nereye bilmiyorum

gözlerimde biriken hıçkırıklar çoğalıyor, aksalar ne olur ki
yüreğimdeki hıçkırık bentleri yıkılsa…

ah sevgili
sana sığınıyorum
tek sığınağım sen kalmışsın, gidebileceğim tek sığınağım
söyle sevgili
her gün içimde beliren uçurumlara düşmemek için mi varsın sen

neden var olan bütün zamanlar bizleri hapsetmek içindir
neden kendi tutsaklığımızı başkalarında yaşarız
sen neden bende tutsaksın
ve ben neden gözlerine bakamıyorum

şimdi sesler var sadece
hiç kimsenin ayak seslerinin duyulmadığı o tenha sokaklarda
sesler var sadece
sesler var kimsenin duymadığı
sonrası sessizlik

ah sevgili
bırak dökülsün yüreğimde birikenler
bırak sulasın kanayan yerlerimi
bu gözyaşları bana ait değil, bilmelisin
benden dökülenler sadece uzaktakiler için
ismini dahi anamadığımız gerçekliğimize ait
çünkü terkedilen bütün zamanlardan geliyoruz biz
geldik ve oturduk sofrasına acının
ellerimizi kavuşturmadan günahlarımıza

eşik önlerinde kalan çocukluğumuzu kimler katletti, söyle!
dualarını bilmediğimiz ninelerimiz neredeler şimdi
biz neredeyiz

bazı acılar tuz basmak içindir, biliyorum
başkalarının yaşamlarını yaşadığımız bu gerçeklikte
kim yaralarını gösterebilir ki

bunlar benim gözyaşlarım
duy! ve anla!

anladım
geçmişte yaşayanların, gelecekteki yaşamlarında biraz özlem, biraz hüzün ve daha çok da acı olacaktır

anladım
yaşamın hangi kıyısına kendimizi vursak da, bize söylenen türküler çok uzaklarda seslenecektir

ılık bir rüzgar esiyor
ağaç gölgeleri şimdi bir oyunun içinde

sonrası sessizlik

Mayıs 2008